Abdülhak Şinasi Hisar Kimdir? Nereli? Eserleri

Abdülhak Şinasi Hisar Kimdir? Nereli? Eserleri

Eylül 7, 2021 0 Yazar: admin

Abdülhak Şinasi Hisar Kimdir? Abdülhak Şinasi hisar , Abdülhak Şinasi nereli? Abdülhak Şinasi eserleri? Abdülhak Şinaşi hisar sözleri gibi soruların cevabını aşağıda ki makalemizden okuyabilirsiniz. Abdülhak Şinasi sözlerine buradan ulaşabilirsiniz.

Abdülhak Şinasi Hisar Kimdir?

Abdülhak Şinasi Hisar Kimdir? 14 Mart 1887’de anne yanından dedesi Muhtar Bey’in Rumelihisarı’ndaki villasında dünyaya gözlerini açmıştır. Babası Türk basın dünyasında büyük bir öneme sahiplik eden Mahmud Celaleddin’dir. Annesi Selim Paşa’nın torunudur. Abdülhak Şinasi’nin babası oğluna ad takarken Tanzimat döneminin idealist yüzü İbrahim Şinası ve o dönemin en önem verilen şairlerinden olan Abdülhak Hamit Tarhan’ın adlarından yol bularak bu iki adı birleştirmiştir.

Abdülhak Şinasi Hisar Ailesine haber ulaştırmadan 1905’te Galatasaray Sultanisi’nden ayrılarak Paris şehrine gitti. 1908’e kadar o şehirde üniversitesine devam etti.

Paris’te bir çok ismi duyulan kişi ile görüştü. Bunlardan bazıları Yahya Kemal Beyatlı, Presn Sabahattin, Dr. Nihat Reşat Belger, Ahmet Rıza Bey.

2. Meşrutiyet’in duyurumundan sonra Türkiye’ye tekrar geldi. Alman ve Fransız şirketlerinde, Osmanlı isminde ki banka da iş yapmıştır. 1948 yılında İstanbul’a geri döndü ve Ayaspaşa’da Boğazı gören bir apartmanda oturmaya başladı. 1954- 57 yılları aralığında Türk yurdu dergisinin genel yayın müdürlüğünü yaptı.

Edebiyata mütareke zamanlarında Dergah ve yarın dergilerindeki şiir, kitap tanıtma ve eleştiri yazılarıyla başladı. 1921’den beri ileri ve medeniyet gazetelerinde yazılarıyla bilindi. Cumhuriyet zamanı yazarı olmasına karşıt dil ve üslup açısından Meşrutiyet kuşağına tutuklu kalan Hisar’ın bütün yapıtları esas olarak Hatıraya dayalıdır. Romanlarında Maurice Barres, Marcel ve Anotole gibi yazarların edebiyat bakışlarını içselleştirmiştir.

1942 CHP hikaye ve Roman Mükafatı’nda üçüncülük alan ve önem taşıyan eseri Fahim Bey ve Biz, Almancaya çevrildi. Eser roman kategorisinde ödül almaya hak kazanmış olsa da, Hisar bu eseri hikaye olarak tanımladı.

Necmettin Türinay ve Sermet Sami Uysal’In Abdülhak Şinası Hisar adlı birer inceleme kitabı vardır.

Öldükten sonra Abdulhak Şinası Hisar: Seçmeler, geçmiş zaman edipleri ve kelime kavgası: “Edebiyata ve romana dair” isimli kitapları çıkmıştı.

Abdülhak Şinasi Eserleri

Roman

Ali Nizami Bey’in alafrangalığı ve şeyhliği

Çamlıca’daki eniştemiz

Fahim Bey ve Biz

Anı

Boğazici Mehtaplar

Boğaziçi yalılar

Geçmiş zaman köşkleri

Fıkra

Geçmiş zaman fıkraları

Antoloji

Aşk imiş her ne var alemde

Biyografi

İstanbul ve pierre loti

Yahya Kemal’e Veda

Ahmet Haşim: Şiiri ve hayatı

Abdülhak Şinasi Hisar sözleri

Hatırlayınız! Hiç şaşmayan bir intizam ile işlediğini gördüğümüz beşerî bir kanun vardır: Nerede zekâ umarsak orada ahmaklıkla karşılaşırız.

En meşhur aşkların çoğu birbirlerinden mahrum kalmış olanlarıdır.

Tembeller ve işsizler daha çok yorulurlar. Gece erkenden yatmışken sabahları insan kendini zorlamaz, gözlerini yorgun bir uykudan birer birer açar, fakat yine uykusu gelmiş gibi esner, gerinir, yavaş yavaş perde açılır

Ben, çoktan beridir, onun hayattaki günahının kendi gönlünde yaşayan hülyaları ellerinin tutabileceği hakikatlerden ziyade sevmesi olduğuna inanmıştım. Bunun için bence onun talihinde hayalden ve ölümden başka hakikat olamazdı.

Çocukluğun geçtiği yerler muhakkak insanın cennetidir.

Deli eniştemiz, daima birtakım malûmat vererek, dil dökerek ve lûgat paralayarak âlim görünmek isterdi.

Hakikatin mahbesinde kalmaya sanki kim razı olur?

Yavaş yavaş, parça parça ölen bizler, ölülerin birdenbire ne kadar ölmüş olduklarına bir türlü akıl erdiremiyoruz.

Bazı geceler herkes ortalıktan çekildikten sonra, ağaçlar arasında kalmış bir rüzgar, kendi kendine uğuldardı.

Gündüzleri kendini avutmak için okumanın ilacını kullanmıyor ve geceleri uyumak için okumanın afyonunu yutmuyordu.

Herkesin cehaleti bilmediği şeyler kadar da bildiğini sandığı şeylerden doğar.

Sen dilediğini söyle. Ben istediğini biliyorum. Yalanı duyarken doğruyu da anlıyorum.

Herkes gizlice ihanet ettiği bir ahlaka hürmetini, başkalarını itham ile ispat etmek ister.

Bir millete yapılabilecek sinsi ve en şeytani hücum onun vicdanından mazisini almak, hafızasında mazisini yok etmektir.

Çamlıca demek hâlâ böyle aşk hâtıralı ve şiirli, güzel ve biraz baş döndürücü bir semt demekti.Bütün bunlar Çamlıca’nın daha unutulmamış mazisini örüyor, dokuyordu.